IMF'den 2025 Türkiye Ekonomisi Değerlendirmesi

Uluslararası Para Federasyonu (IMF) 2025 Türkiye Ekonomik Görünüm Raporunu Yayınladı

Banner Detay Görseli

Uluslararası Para Federasyonu (IMF) 2025 Türkiye Ekonomik Görünüm Raporunu Yayınladı

Uluslararası Para Federasyonu (IMF) 2025 Türkiye Ekonomik Görünüm Raporu

Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye ile ilgili yayımladığı çalışmasında enflasyon ile birlikte enflasyon döviz kuru ilişkisini de içerecek şekilde döviz kurundaki oynaklığı azaltmak üzere uygulanan politikaların etkisini irdeledi. Pandemi, kuşkusuz dünya ülkelerinin genelinde hızla artan bir enflasyon sorunu yaratırken Türkiye’deki enflasyon dinamikleri de farklı bir yapı aldı. Özellikle enflasyon bileşenleri içerisindeki ayrışmalar çok daha yüksek seviyelere yükseldi. Bu ayrışmanın 2021 sonları itibarıyla daha gözle görülür hale geldiği belirtilebilir. IMF çalışması da tam da bu noktada bu ayrışmayı değerlendiriyor. Çalışmanın sonuçları öncesinde bazı enflasyon kalemlerinin 2020 sonrası davranışlarına bakmamız gerekiyor;
TÜİK verilerine göre 2020 başından 2025 Aralık ayına kadar birikimli enflasyon verilerini incelediğimizde;
• TÜFE, yani tüketici fiyatları genel düzeyi %687 artış gösterirken gıda enflasyonu aynı dönemde %566 artış gösterdi. Giyim ve ayakkabı kaleminde ise artış çok daha net. %1318 oranında 2020-2025 döneminde fiyat artışı var. TÜFE üzerindeki kalemlerde dikkat çekenler içerisinde sağlık (%1204), ulaştırma (%519), eğitim (%753) var.
• Son dönemde enflasyonda özel üniversite, lise ve ilkokul ücretleri de gündeme gelmişti. Buradaki enflasyonu ayrıştıracak olursak özellikle üniversite ücretlerinde 2020 – 2025 dönemindeki artış yaklaşık %953 düzeyinde. Bunu %634 ile orta öğretim ve %541 ile okul öncesi eğitim ve ilk öğretim ücretleri takip ediyor. Üniversite ve yüksek okul fiyatlarındaki bu denli ayrışma hizmet enflasyonunu yukarı çeken kalemler içerisinde.
• Bir diğer hizmet kalemi olarak da konaklama var. Oradaki birikimli enflasyon TÜFE’ye yakın ve yaklaşık %685 düzeyinde.
IMF çalışmasının temelde iki sonucu yer alıyor. Detaylı baktığımızda ilki hizmet enflasyonunun mal enflasyonuna göre daha atalet sergilediği ve ikinci ise farklı yıllarda Türkiye ekonomisinin maruz kaldığı döviz şoklarına karşı mal enflasyonunun daha duyarlı kaldığı, hizmet enflasyonu üzerindeki döviz kuru şoklarının daha sınırlı olduğu tahmin edilmekte.
12 aylık ortalamalara göre 2020’de %12,3 olan yıllık enflasyonun, 2021’de %19,60’lara yükselmesi ve 2022’de rekor kırarak %72,3’lere yükselmiş olması, sadece dünyada artan enflasyon ile ya da yine dünyada kırılan tedarik zinciri ile değil, negatif reel faiz, sıkı olmayan para politikası ve döviz kurundaki yükselişler ve arz cephesinde kar enflasyonu ile açıklanabilmektedir. 2024 yılında gelen faiz artırımları neticesinde enflasyon bir ölçüde kontrol altına alınabilmiş ve 2025 sonunda %31’e kadar gerileyebilmiştir.
IMF çalışmasına tekrar dönersek; hizmet sektörünün son yıllarda enflasyonun seyrinde daha belirleyici olduğu görüşü paylaşılmakla birlikte 2021 Eylül ayındaki enflasyona 6 yüzde puanlık ve Temmuz 2024’deki katkısı ise yaklaşık 31 yüzde puan düzeyinde olmuştur. Hatta, hizmet sektörünün toplam enflasyon sepeti içerisindeki payı %40’ın altında iken 2024 ve 2025 yıllarında toplam enflasyon içindeki payı %50-55 oranındadır.
IMF’in enflasyon modeli nominal döviz kuru, TCMB politika faizi, doğal işsizlik oranı, yurt içi petrol fiyatları ve doğalgaz fiyatları kullanılmıştır.
Çalışma, başta da belirttiğimiz gibi hizmet enflasyonunun döviz kuru şoklarına daha az duyarlı olduğunu, yani döviz kurlarındaki ani şokların hizmet enflasyonuna etkisinin nispeten az olduğunu göstermektedir. Fakat hizmet enflasyonu Türkiye’de diğer gelişen ülkelere göre ortalamada daha katkı kalmıştır. Rakam vermek gerekirse döviz kurundaki %10’luk bir yükselişin hizmet enflasyonuna etkisi %1 kadar kalmıştır ve mal enflasyonu tepkisi yaklaşık %5 hesaplanmıştır. Buna karşın vadeyi uzattığımızda ve birikimli etki hesapladığımızda ya da döviz kuru geçişkenliğini de hesaba kattığımızda hizmet enflasyonunda %20 ve mal enflasyonunda %45’lik artış etkisi görülmektedir.
IMF’nin öne çıkardığı bir husus ise TCMB’nin de sunumlarında gördüğümüz geriye yönelik endeksleme; IMF’ye göre atalet ve geriye dönül endeksleme enflasyon politikasında kritik politik göstergelerden biri olmalı. Atalet sorunu çözülecek olursa dezenflasyon politikasında istikrarlı bir döviz kuru politikası tamamlayıcı nitelikte olabilir.

Çekince

Bu raporda yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum, istatistiki şekil ve bilgiler hazırlandığı tarih itibari ile mevcut piyasa koşulları ve güvenirliğine inanılan kaynaklardan elde edilerek derlenmiştir ve İnfo Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından genel bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Sunulan bilgilerin doğruluğu ve bunların yatırım kararlarına uygunluğu tarafımızca garanti edilmemektedir. Bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemekte olup alım satım kararını destekleyebilecek yeterli bilgiler burada bulunmayabilir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Herhangi bir yatırım aracının alım-satım önerisi ya da getiri vaadi olarak yorumlanmamalıdır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden, yorum ve bilgilerin kullanılmasından doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan dolayı İnfo Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ile bağlı kuruluşları, çalışanları, yöneticileri ve ortakları sorumlu tutulamaz. Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

İnfo Yatırım’da hesap açmak çok kolay!✌️

İnfo Yatırım hesabınızı açın, yatırım danışmanlığı hizmetini kolayca alın.

ÜCRETSİZ HESAP AÇ